NEDEN ZEYTİN İSKELESİ ?

 

Zeytin ağacı, zeytin çeşidi (varyetesi), ilçesi, ili ya da coğrafi bölgesi zeytinyağının kalitesini belirlemez..! Asit oranı da tek başına bir kalite kriteri değildir.

Hasat zamanı, zeytin meyvesinin toplanma şekli ve süreci, modern sıkım sistemi, zeytinyağının muhafaza şartları ve zeytinyağının organoleptik (tat, koku, görünüş vs.) özellikleri zeytinyağı kalitesi üzerinde önemli rol oynar. 

Zeytinyağının başlıca düşmanı, ısı, ışık ve havadır.

Naturel sızma zeytinyağı genizde çok hafif bir yanma, ağızda yine çok hafif bir acılık hissettirir. Bunun sebebi içinde doğal olarak bulunan ve insan sağlığı için faydalı polifenol bileşiklerden kaynaklanmaktadır. Polifenol bileşikler; zeytin çeşidi ya da varyetesi, hasat zamanı, zeytin sıkımı ve zeytinyağının muhafaza şartları, toprak durumu ve iklim şartlarına göre değişkenlik gösterirler. Naturel sızma zeytinyağında toplam polifenol bileşiklerin değeri 80 mg/kg -  2000 mg/kg aralığındadır. Analizi oldukça zahmetli, zaman alan, iş gücü yoğun ve oldukça maliyetli bir yöntemdir. Yeni cihazlar ve metotlar geliştirilmekte olsa bile analiz güvenilirliği halen sektörde tartışılmaktadır. Ayrıca onlarca polifenol bileşiklerden sadece oleocanthal ve oleacein analizi yapılmaktadır. Uluslararası zeytinyağı sektöründe toplam polifenol bileşiklerin ortalama değerleri 200 mg/kg - 400 mg/kg arasındadır. Yüksek polifenol bileşikleri içeren zeytinyağı sağlık için çok faydalı olduğu kadar tadı acı ve üretimi çok maliyetlidir.

Yüksek polifenol bileşikleri, yoğun bir acı tat hissi verdiği için yemeklerin lezzetini olumsuz etkileyebilir. 

Yüksek Polifenol bileşikli zeytinyağı, uluslararası ve Türk gıda kodeksinde henüz yasal olarak sınıflandırılmamıştır.

Farklı coğrafi bölgelerde ki zeytin ağaçları, zeytin çeşidi, toprak yapısı ve iklim şartları zeytinyağının “tat” karakteristiklerini belirler.

Farklı bir coğrafya farklı bir damak lezzeti ya da tat ortaya çıkarabilir. Bu yüzden damak zevki ve alışkanlıklar kişiden kişiye, bölgeden bölgeye değişir ve farklılık gösterebilir. Örnek olarak İspanyada üretilen bir zeytinyağı Türk damak tadına uygun olmayabilir ya da tam tersi. Güney Ege’de yaşayan birisi Kuzey Ege zeytinyağı tadını ya da lezzetini daha hafif bulabilir.

Kaliteli Zeytinyağı”  ile ”Zeytinyağı Lezzeti” farklı kavramlardır.

Zeytinyağının kokusu, rengi veya romantik bir köy pazarından alınmış olması tüketicileri yanıltabilir. Sıvı yağlar kolayca karışabildiği için iyi niyetli olmayan kişi ya da kurumlarca istismar edilebilir, tağşiş ve hileye maruz kalabilir.

Zeytinyağının saflığı, tazeliği, uluslararası standartlara ve gıda kodeksine uygunluğu kısacası kalitesi ve lezzeti gelişmiş modern bir laboratuvar’da tadım uzmanı, gıda ya da kimya mühendisleri tarafından duyusal (tat) ve çoklu kimyasal analizlerle anlaşılır..!

Zeytin İskelesi, Uluslararası Zeytin Konseyi (COI)’nin duyusal (tat) ve kimyasal analiz ve standartlarını esas alır. Ürün kalite ve lezzeti COI standartlarına göre belirlenir. Bu uygulama ve felsefeyle ürünlerimiz güvence altındadır.

Zeytin İskelesi, kendine has tat eşiği, aroması, içerdiği doğal ve sağlıklı bileşenleri, e-vitamini ve makul seviyede ki polifenol bileşikleri sayesinde ülkemizin en kaliteli, en lezzetli ve en ideal naturel ve organik zeytinyağlarını üreten yerleşik ve yerli markasıdır.

s a d e c e n a t u r e l